Mustafa Sungur’un Hatırası

İhsan Atasoy, Bediüzzaman Hazretleri’nin Isparta’da kaldığı son devrine ait bir hatırayı şöyle naklediyor:

“Üstad Hazretleri bir gün Sungur ağabeyle birlikte Isparta’da sağ kolu durumunda olan talebesi Hüsrev Altınbaşak ağabeyi ziyarete gidiyor. Hüsrev ağabey risaleleri etrafa neşir için uykusunu bir saate indirmiş, on beş sene evinden dışarı çıkmayarak devamlı risale yazmış, üstadın tabiri ile “bu vatanın mânevî halaskarı” bir kahraman.

Üstad onun bu fedakâr hizmeti ile ilgili bu ziyarette şöyle demiş: ‘Mazide (geçmişte yaşayan) nice kümmelîn-i evliya (kâmil evliyalar) biz niye Hüsrev’e yetişemiyoruz diye gıbtakârâne soruyorlar.’ Üstad böyle deyince Hüsrev ağabey de mahcubiyetle: ‘Estağfirullah Üstad’ım, onlar arşta biz ferş’te’ diyor.[1]

 

“Bir gün Üstad bizi alıp Isparta’da ağaçlıklı bir yere götürmüştü. Zübeyr, Bayram, Hüsrev Ağabey, ben ve Ceylan ayakta karşısında duruyorduk. (Üstad) Hüsrev için: ‘Bu beş yıl sonra (1931’de) aramıza katıldı’ dedi. (Şeyh Geylânî’nin kasidesindeki) تَع۪يشُ سَع۪يدًا (Taîşu Saîden) ibaresindeki cifir hesabının beş farkla Hüsrev Ağabey’e işaret ettiğini ifade etti. Sonra: ‘Yeryüzünde en bahtiyar benim. Benden sonra en bahtiyar bu olacaktır’ diye Hüsrev Ağabey’e işaret etti.”[2]
“Hüsrev Ağabey bir zamanlar gece hiç uyumaz, sabahlara kadar risale yazardı. Hatta Zülfikar’ı yazdığı zaman sabaha kadar yorgun düştükten sonra başını yazı masasına dayayarak kırk beş dakika kadar uyuması kâfi gelirdi. Üstad, o zaman Hüsrev Ağabey için: ‘On ruhum olsa dokuzunu Hüsrev’e veririm’ demişti. Ben bunu Hüsrev Ağabey’e arz ettim. Hüsrev Ağabey şöyle izah etti: ‘Bak Sungur! Şu tahta masaya Üstad demir dese, ben de demir derim!’ demişti.”[3]
  1. Mustafa Sungur, s. 280; www.cevaplar.org sitesinden, “Hatıralar ve Ölçüler” başlıklı yazı.  (geri)
  2. Mustafa Sungur, s. 280  (geri)
  3. Mustafa Sungur, s. 279  (geri)

Cevapla